Mezopotamya Uygarlığı Tarihi Ovası Nedir? Mezopotamya Nerede?

Mezopotamya Uygarlığı Tarihi

Mezopotamya Uygarlığı Tarihi Ovası Nedir? Mezopotamya Nerede? İlk çağlarda Dicle nehirleri arasında kalan bölgeye “Mezopotamya” denirdi. Bölge, Yukarı ve Aşağı Mezopotamya olarak ikiye ayrılırdı. Yukarı Mezopotamya, Fırat ve Dicle nehirlerinin kaynağının bulunduğu topraklardadır. Aşağı Mezopotamya ise bu nehirlerin Basra Körfezi’ne döküldüğü bölgedir.

Mezopotamya, taş ve maden yönünden oldukça fakirdir. Bu yüzden bölgedeki insanların temel uğraşım alanları tarımdır. Taş az olduğundan yapılan eserlerde genelde çamurdan yararlanılarak yapılan kerpiç ve bunların pişirilmesiyle elde edilen tuğlalar kullanılmıştır. Sadece tapınak yapımında taş kullanılmıştır. Ancak kerpiç dayanıklı bir malzeme olmadığından yapıların çoğu günümüze kadar gelememiştir. Mezopotamya verimli topraklara sahip olduğundan bölgede birçok uygarlık kurulmuştur.

YAZININ ORTAYA ÇIKIŞI

Mezopotamyalılar çivi yazısını kullanmışlardır. Çivi yazısı adı yazıda kullanılan simgelerin çiviye benzemesi nedeniyledir. Çivi yazısını ilk kullanan Sümerlerdir. Sümerlerde, tüm ekonomik uğraşılar topluca yapılmakta, elde edilen ürünler tapınaklarda toplanmaktaydı. Tapınaktaki görevliler gelen malları saymak ve kayıt altına almak zorundaydılar. Görevliler bu işleri resim – yazı denilen bir yöntemle yapmaktaydılar. Zamanla tüm bölgelerde kullanılacak çivi yazısı bu şekilde ortaya çıkmıştır.

Orta Asya’dan Mezopotamya’ya göç eden Sümerler, bölgede siyasi tarihin bağlanması sağlar. Dolayısıyla Mezopotamya uygarlığının temelini oluşturdular. Daha sonra bölgeye gelen milletler bu uygarlığın gelişimine katkıda bulundular. Güney Mezopotamya’ya yerleşen Sümerler, bölgede ilk önceleri “site” denilen şehir devletleri kurdular. Sitelerin başında “patesi” veya “ensi” denilen
rahip krallar bulunurdu. Ensi, bölgedeki sitelere hâkim olursa “lugal”, bütün Sümer ülkesine hâkimolursa “lugal-kalma” adından›. Devlet yönetiminde krala yardımcı olan bir dan›flma meclisi bulunurdu.

Mezopotamya verimli topraklara sahip olduğundan sık sık dış saldırılara maruz kalırdı. Bu nedenle başta Sümerler olmak üzere diğer Mezopotamya uygarlıkları da orduya çok önem verdiler. Sümerlerde savaş zamanı her erkek asker sayılırdı. Askerlerin büyük bir kısmı yaya, diğer bir kısmı ise savaş arabalı askerlerden oluşurdu. Kral aynı zamanda ordu komutanı olarak savaşa katılardı. Sümerlerde her sitenin kendi tanrısı vardı. Tanrılarına daha yakın olmak amacıyla “ziggurat” adı verilen üst üste katlar şeklinde olan tapınaklar inşa etmişlerdi.

Mezopotamya’da piramide benzeyen tapınaklara verilen addır. İçinde tahıl ambarları, depoları, alışveriş yerleri de bulunan bu tapınaklar dinsel faaliyetler yanında ekonomik faaliyetler için de kullanılmaktadır. Sümer Devleti’nde zigguratlara teslim edilen tarım ve ticaret ürünleri, rahipler tarafından kil tabletler üzerine resimler ve işaretlerle kaydedilmiş, bir süre sonra resim ve işaretlerin heceye dönüşmesiyle yazı ortaya çıkmıştır.

Hukuk ve adaletin üstünlüğü kavramları Mezopotamya’da ilk kez Sümerler tarafından kullanıldı. Sümer Lagaş Kralı Urukagina tarafından hazırlanan kanunlar dünyanın bilinen ilk yazılı kanunlarıdır. Bu kanunlar daha çok maddi ödeme gerektiren cezalardan oluşmaktaydı. Sümerlerde toplum yapısını oluşturan sosyal sınıflar vardı. Toplum; soylular, hürler ve köleler şeklinde üç sınıfa ayrılırdı. En önemli geçim kaynakları tarımdı. Sulama kanalları yaparak tarımı geliştirdiler.

Mezopotamya Uygarlığı Tarihi

Mezopotamya Uygarlığı Tarihi

Tarımın yanında hayvancılık, dokumacılık ve ticaret diğer geçim kaynaklarıydı. Sümerler, MÖ 3500 tarihinde yazıyı buldular. Kil tabletler üzerine yazılan bu yazının bıraktığı şekiller çiviye benzediğinden, Sümer yazısına “çivi yazısı” dendi. Sümerlerin dilleri Orta Asya kökenlidir. Bu yüzden Sümercede Türkçe ile benzer özellikler taşıyan birçok kelimeye rastlanır. Edebiyat alanında önemli çalışmalarda bulunan Sümerler, Gılgamış ve Yaradılış Destanı ile Tufan Efsanesi gibi eserler oluşturdular.

Sümerler, zigguratları rasathane (gözlemevi) olarak da kullandılar. Böylece astronomide ilerleme kaydederek ay yılı esasına dayalı ilk takvimi yaptılar. Dört ifllemi, bir dairenin 360 derece olduğunu, uzunluk ve ağırlık ölçülerini buldular. Tıp alanında çalışmalar yaptılar. Doğudan gelen Elamlar, Sümerlerin egemenliğine son verdiler (MÖ 2000).

b) Akadlar (MÖ 2350-MÖ 2100)

MÖ 4000’de Arap Yar›madas›’ndan gelen Sami kökenli Akadlar, Mezopotamya’ya yerlefltiler. Kral Sargon, Sümerleri yenilgiye u€ratarak devleti kurdu (MÖ 2350). Başkentleri Agade’dir. Sargon, k›sa sürede Mezopotamya’ya hâkim oldu. Akadlar tarihte bilinen ilk düzenli orduyu oluflturdular. Güçlü ordular› sayesinde bir çok millete hükmederek tarihte ilk imparatorlu€u kurdular. Sümer kültüründen etkilenen Akadlar›n da çok tanr›l› dinsel anlay›fllar› vard›. Toplum yap›s› sosyal s›n›flardan oluflmaktayd›. Akadlar›n Mezopotamya’daki siyasi varl›klar›na Sargon’un ölümünden sonra ç›kan iç kar›fl›kl›klar› f›rsat bilen Sümerler son vermiştir (MÖ 2100).

c) Elamlar (MÖ 3000-MÖ 640)

Mezopotamya dışında kurulmalarına rağmen Mezopotamya uygarlığı içinde incelenirler. Sümer egemenliğine son veren Elamlar başlangıçta site şehir devletleri şeklinde yaşadılar. MÖ 3000 tarihinde Sus sitesi hükümdarı, diğer siteleri hâkimiyeti altına alarak Elam Krallığını kurdu. Başkentleri Sus şehridir. Elamlar, orduya büyük önem verdiler. Çok tanrılı dinsel anlayışları vardı. Halk çeşitli sosyal sınıflara ayrılırdı. Maden işlemeciliği, çömlek yapımı ve seramik sanatında ilerlediler. Sümerlerden etkilenerek çivi yazısını kullandılar. Elamların Mezopotamya’daki siyasi varlıklarına Asurlular son vermiştir.

d) Babilliler (Amurrular, MÖ 2000-MÖ 539)

Arabistan’dan Mezopotamya’ya gelen Samilerin diğer bir kolu da Amurrular. Amurrular, Babil kentini ele geçirerek I. Babil Krallığı’nı kurdular. Başkentleri Babil’dir. En ünlü krallar› Hammurabi döneminde büyük bir imparatorluk hâline geldiler. Babillilerin kurduklar› ilk devlet Hititler tarafından yıkıldı. MÖ 612 tarihinde II. Babil Devleti kuruldu. Hammurabi, rahip kral anlayışını terkederek gücünü ordudan alan mutlak monarşiye dayalı bir yönetim anlayışını benimsedi. Sümer kanunlarını düzenleyerek kendi adıyla bilinen yeni kanunlar yaptı. Mülkiyet, ticaret ve ceza hukukuna ait bu kanunlarda ön görülen cezalar, Sümer kanunlar›na göre daha ağırdı. Babilliler çok tanrılı dinlere inanırlardı. Sümerler gibi tanrılarına yakın olabilmek için zigguratlar yaptılar. Babilliler saray ve tapınaklarının duvarlarını boya kullanarak çeşitli şekillerle süslediler. Ayrıca dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Babil’in Asma Bahçeleri’ni ve dünyanın en yüksek zigguratı olan Babil Kulesi’ni yaptılar. II. Babil Devleti MÖ 539 yılında Persler tarafından ortadan kaldırıldı.

e) Asurlular (MÖ 2100-MÖ 625)

Yukarı Mezopotamya’da kurulmuş bir uygarlıktır. Arabistan’dan Mezopotamya’ya gelen gelen son Sami kavmi Asurlulardır. Başkentleri Ninova’dır. Mutlak monaşi ile yönetildiler. Güçlü ordular kurarakıran, Mısır, Kıbrıs ve Orta Anadolu’da hâkimiyet kurdular. Asurlular, Kral Yolu üzerinden Anadolu ile ticaret yaptılar. Kurdukları ticaret kolonileri aracılığıyla çivi yazısını Anadolu’ya getirdiler. Kayseri-Kültepe civarında yapılan kazılarda Asurlu tüccarlara ait tabletler üzerine yazılmış ticari sözleşmeler bulundu. Asurlular, Anadolu’da tarihî devirlerin başlamasına neden oldular. Asurlular, Mezopotamya sanatına önemli yenilikler ilave ettiler. Asurlular Ninova’da yüksek surlarla çevrili büyük saray ve tapınaklar yaptılar. Heykel yapma sanatında ilerlediler. Dünyanın bilinen ilk kütüphanesini Ninova’da kurdular.

pin